Blog

Kategori İçin Resim İstanbul’da Nerede ve Nasıl Balık Tutulur

İstanbul’da Nerede ve Nasıl Balık Tutulur
Yorumlar(17)

İstanbul’da nerede balık tutulur, İstanbul’da nasıl balık avlanır sorularına cevap vermeden önce, balık avcılığında en önemli konunun keşfetmeyi sevmek ve bilmek olduğundan bahsetmeliyiz. “Benim bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.” mantığından yola çıkarak, arayış içerisinde olup balıkları gözlemlemek, yeni yerlerde farklı ve yeni teknikler denemek, balıkçılıktaki başarımızı büyük ölçüde arttıracaktır. Balık, belli şartlanmaları olan ve belli koşullarda cevap veren, aslında çok da karmaşık tepkileri olmayan bir canlıdır. Balıkla satranç oynamamız gerekmiyor ancak bu basit şartlanmaları da göz ardı ederek avlanmanın, avcılığın verimini ciddi ölçüde düşürdüğünü unutmamalıyız.

İstanbul’da Balık Nerede Tutulur, Nasıl Avlanır?

İstanbul coğrafi yapısı ve tipografisi nedeniyle, oldukça farklı disiplinlerde farklı türlerdeki balıkları yakalayabileceğiniz bir bölgedir. Kıyıdan avlanabileceğiniz plajlar, kayalık yüksek kıyılar, yol kenarı yüksek bant kıyılar, mendirekler ve birçok liman bulunmaktadır. İstanbul içerisinde avlanırken, tek bir olta takımıyla yukarıda bahsi geçen alanların hepsinde ve her tür balığı yakalamak tabii ki mümkün değildir. Farklı alanlarda farklı disiplinlerde avlanmak farklı olta düzenekleri kullanmayı gerektirecektir. Bu bakımdan bu konuyu detaylandırırken alttaki başlıklar altında incelememiz, oluşabilecek kafa karışıklığını ortadan kaldıracaktır.

İstanbul’da Kıyıdan Surfcasting Avcılığı

İstanbul içerisinden geçen boğaz sayesinde, Surfcasting takımlarıyla yapılan avcılığa son derece uygundur. Pratikte yapılan iş, tam anlamıyla surf casting olmasa da, bu bölgelerde amaca en uygun hizmet eden düzenekler surfcasting kamışları ve makineleridir. Boğaz mıntıkasında, ilkbahar-sonbahar arasında, genellikle çapari takımlarıyla istavrit avı yapılmakta olup, ağustos ayı sonunda lüferin göçünün başlamasıyla ilk başta yemli takımlarla, su soğumaya başlayıp balık kanalın derin ve sıcak suyuna indiğinde “kurşun arkası maket balık” şeklinde tabir edilen ve boğaza özgü avlanma yöntemiyle verimli avlar yapılabilir.

Gerçek anlamda surfcasting deneyimi yaşamak isteyenler için Karadeniz Kıyısı ve İstanbul’un batısında kalan Marmara Kıyıları (Büyükçekmece’den Tekirdağ’a kadar olan kısım) fazlasıyla tatmin edici avlar yapmanıza olanak sağlayabilir.

Karadeniz’de, Karaburun kıyısından kuzey batıya doğru gidildiğinde, Ormanlı sahiline kadar, kıyıdan surfcasting avcılığına çok uygun ve çok sakin harika plajlar bulabilirsiniz. Bu alanlarda, mevsimine göre kalkan, lüfer, eşkine, minakop gibi balıklar avlanabilmektedir.

İstanbul’un batısında kalan Marmara Kıyıları da aynı şekilde mevsimine göre surfcasting disiplininde avlananlar için oldukça verimlidir. Balık çeşitliliği, Karadeniz’e göre daha fazladır. Mevsimine göre lüfer, levrek, mırmır, karagöz, eşkine ve yanında birçok türü bu disiplinle kolaylıkla yakalayabilirsiniz.

İstanbul’da Kıyıdan Spinning Avcılığı

Son yıllarda spinning disiplininde kullanılan malzemelerin daha kolay ulaşılabilir olması ve çeşitliliklerinin artmasıyla, spinning disiplininin takipçileri yıldan yıla katlanarak büyümüştür. İstanbul da spinning disiplininin ana hedefi lüfer balığıdır. Ancak lokal ve mevsimsel olarak levrek balığı da hedefe dahil olmaktadır. İstanbul’da levrek azımsanamayacak kadar fazla olmasına karşın tekne trafiği, gürültü ve aşırı ışıklandırma nedeniyle zaten ürkek olup daha da ürkekleşen bu balık, diğer yerlerde olduğu gibi kolaylıkla avlanılamamaktadır. Son yıllarda LRF disiplininin de Spinning’e eklenmesiyle, bu disiplinde avlanılan balık türleri de oldukça fazlalaşmış, eşkine, karagöz, iskorpit gibi taş balıkları da bu disiplinle avlanılabilir hale gelmiştir. Spinning disipliniyle levrek ve lüfer avcılığı ilk olarak Karadeniz’de başlayıp sonrasında boğaz kıyılarında ve akabinde Marmara denizi içerisinde devam eder. Lüferin yoğunluğu nedeniyle izlediği yol bilinirken, levreğin izlediği yol hala tartışma konusudur.

Plajlarda veya müsait kıyılarda özellikle karşıdan esen rüzgar ve köpüklü dalga kombinasyonu spinning avı için oldukça elzemdir. Özellikle şiddetli fırtınaların arkasından düşmekte olan rüzgar takip edilirse başarı ciddi ölçüde artacaktır. Bu tarz havalarda atış mesafesi düşmekte olmasına rağmen, zaten avlamak istediğimiz balık her zaman kıyıya yakın ve besin arayışında olacaktır. Kısmen bulanık ve köpüklü olan su, avlanan balıkla aramızda bir görünmezlik perdesi oluşturarak, av şansımızı arttıracaktır. Yine de görünmez olmaya önem vermeli ve kafa lambası gibi harici aydınlatma araçlarını minimum düzeyde ve gizleyerek kullanmaya özen göstermeliyiz.

Spinning avında, iş boğaz mıntıkasına geldiğinde koşullar oldukça farklılaşmaktadır. Ekipmanların doğası gereği, sert akıntılı sularda avlanmak oldukça zorludur. Bu bakımdan avlanılacak yer, ekipmanları kullanmamıza izin verecek kadar sakin, balıkların daha çok ziyaret edeceği kadar da akıntılı olmalıdır. Boğazdaki akıntı yönü dikkate alındığında, haritayı açıp görebileceğiniz burun noktalarının, akıntının gidiş yönüne bakan kısımlarında oluşan anaforlar en verimli av noktalarıdır. Boğazda kullanacağınız maketler, özellikle derin dalarlı (min 1.5 mt – max 3-4 mt) veya batan tip olursa, dibe yatmış ve pasif olan balıkların avlanması da kolaylaşacaktır. Balıkların aktif olduğu gün doğumu ve gün batımı saatleri haricinde, bu anafor noktaları farklı bir şekilde av verme potansiyeline sahiptir. Av tekniği batan maketlerin, atıştan sonra belli bir süre batırılmasına, ardından çok yavaş sarım ve küçük kamış darbeleri (jerk) ile çekilmesine dayanmaktadır. Bu aksiyon maket balık kıyıya gelene kadar inatla ve aynı ritimle sürdürür. Pasif olan balığı tetiklemek oldukça zordur. Agresif saldırılar yapmaktan ziyade, balığı en kolay avlayabileceği kıyı hattına kadar takip etmeyi tercih edecektir. Oldukça yorucu olabilen bu avlanma şekli neyse ki sabah suyunun başlayıp balığın aktif hale geçmesiyle terk edilebilir.

İstanbul Kıyılarında Genel Balık Avcılığı

Bu başlık altında, yukarıdaki başlıklar haricinde kalan kıyıdan balık avcılığı şekillerini anlatmaya çalışacağız. Genel balık avcılığı, basit bir şekilde 2.00-360m arası hafif, maksimum 100-120gr atarlı bir kamış ve nispeten orta boy veya ufak makinelerle rahatlıkla yapılabilir. Şahsen ben, eski spin takımımdaki 210cm kamışı ve 4000 kalibre spin makinemi keyifle bu iş için kullanıyorum. Bu avcılık disiplininde, nispeten çok açık olmayan mesafelere ağırlıkla çapari, ince kaşık, sıyırtma silikonları, kısa mesafeli yemli takımlar ve kıyıdan şamandıralı takımlar kullanılır. Kullanılan misinaların özellikle ince olması çok önemlidir. Hedef balıklar istavrit, zargana, eşkine, karagöz gibi kıyıya yakın mesafede avlanabilen balıklardır. Aynı takımla lüfer yemli takımı da kullanılabilse de, mesafe ihtiyacı olduğu zaman bu takımın yerini doğal olarak surfcasting takımları almaktadır. Bu disiplinde avlanılacak meraların hiçbir kısıtlaması yoktur. İstanbul da denizi gördüğünüz her yerde bu disiplinle ve malzemelerle avlanabilirsiniz.

İstanbul’da Tekneden Balık Avcılığı

İstanbul’ da tekneden balık avcılığı, çaparilerle, yemli takımlarla ve uzun olta düzenekleriyle yapılır. Çapari ve yemli takımlarla yapılan avcılık tüm sene boyunca devam eder. Hedef balık istavrit, mevsimine göre farklı boylarda lüfer ve palamuttur. Yemli takımlarla, sezonuna göre izmarit, istavrit, lüfer, palamut, eşkine ve karagöz gibi balıklar yakalanabilir. İstanbul’ da uzun oltacılık çoğunlukla lüfer avı üzerine yoğunlaşmıştır, eylül ayı ile beraber başlayıp havalar iyice soğuyuncaya kadar devam eder.

Kategori İçin Resim Kamp Yapmaya Giderken Neleri Yanımıza Almalıyız?

Kamp Yapmaya Giderken Neleri Yanımıza Almalıyız?
Yorumlar(16)

Bir kamp malzemesi listesi yapacaksak elbette ki ilk sıraya çadırları koymalıyız. Kamp çadırları özelliklerine göre kendi içlerinde bir çok model ve çeşide sahiptir. Fakat hangi model veya çeşidini kullanırsanız kullanın, iyi bir kamp çadırı yağmur yağdığında size kuru bir ortam, açık havalarda serin bir alan sunmalıdır. Ayrıca çadırlar, sinek ve böceklere karşı da sizi korur, yani bir anlamda kumaştan yapılma bir kale görevi üstlenirler.

Kamp kurmaya giderken ihtiyaç duyacağımız kamp malzemeleri listesini asgari düzeyde devam edecek olursak mevsim şartlarına göre konfor ısı değerlerini bilerek almamız gereken uyku tulumları, yattığımız zaman zeminle olan ısı yalıtımını ve rahatlığı sağlayacak olan köpük matlar veya şişme yataklardan bahsedebiliriz. Ayrı tüm bunlar ve diğer kamp malzemelerimizi içine koyacağımız sırt çantaları da kamp malzemeleri listesinde başı çekmektedir.

Kamp esnasında beslenmemizi kolaylaştıracak ürünlere de ihtiyacımız vardır. Bunun için kamp mutfak setimiz, metal kupamız, çakı ve bıçağımız, baharatlık setimiz, kamp için gaz ocağımız kamp çantamızda sürekli bulunması gereken ekipmanlardır. Matara tercihini ise koku yapmayan malzemeden üretilmiş bir üründen yana kullanmalısınız ki mataranızdaki içme suyunuz günlerce beklese bile koku yapmasın. Ayrıca acil durumlarda kullanmak için ilk yardım setimiz mutlaka çantamızda bulunmalıdır. Hava karardığında aydınlık sağlamak adına yanınızda mutlaka bir fener veya lüks de olmalıdır. Konforunuzu üst seviyeye çıkarmak ve rahat bir kamp hayatı sürmek içinse katlanır masa ve sandalyeler vaz geçilmezleriniz arasında olmalıdır.

Temel Kamp Malzemeleri Listesi:

Kamp malzemelerinizi hazırlarken mat veya şişme yatağınızı asla eksik etmeyin. Hangi mevsimde veya her nerede kamp yapacaksanız yapın, toprakla temasınızı kesmek başınızı sokacak bir çatı bulmak kadar önemlidir. Bunlara ek olarak yanınızda bulundurmanız gerekenler içinse aşağıdaki Temel Kamp Malzemeleri Listemize göz atabilirsiniz.

  • Çadır
  • Şemsiye veya Tente
  • Uyku Tulumları
  • Mat veya Kampet
  • Şişme Kamp Yatağı
  • Şişme Ürünler İçin Pompa
  • Yastık veya Battaniye
  • Çok İşlevli Çakı
  • Sırt Çantası
  • Baton veya Baston
  • Katlanır Sandalye ve Masa
  • Fener veya Lüks
  • Pil veya Gaz
  • Su Filtresi
  • Buzluk veya Soğutucu
  • Termos veya Matara
  • Şapka veya Bandana
  • Pürmüz veya Magnezyum Tutuşturucu
  • Ocak ve Gaz
  • Yemek Seti
Kategori İçin Resim Surf Kamış Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli

Surf Kamış Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli
Yorumlar(2)

Surf kamış seçimi konusunda sizlere yardım etmeyi amaçlayan bu yazımızda, Surf Kamış NedirSurf Kamışı Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz, Surf Kamış Tavsiyesi ve benzeri başlıklar altında hem kamışları hem de bileşenlerini anlatacağız. Aşağıda kısa başlıklar halinde listelediğimiz konular hakkında bilgi sahibi olduktan sonra içinize sinerek surf kamış seçimi yapacak ve kamış alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenmiş olacaksınız.

Surf Kamış Nedir?

Sörf Kamış, adını olta düzeneklerini kıyıya yaklaşan dalgaların kırılmaya başladığı noktaya ulaştırmayı hedefleyen bir balık avı disiplini olan Surf Casting ya da Surf Fishing avcılığından alır. Bu disiplin hakkında Türkçe olarak yazılmış kaynak bulmak bir hayli zor olsa da bu başlık altında hatırı sayılır bilgiyi sizlerle paylaşmış olacağız. Yabancı kaynaklardan daha geniş bilgi almak isterseniz Wikipedia’yı tavsiye edebiliriz. Özellikle İngilizce biliyorsanız ya da tarayıcınızın çeviri özelliği varsa bahsettiğimiz sitede yer alan Surf Fishing başlığını inceleyebilir ve daha detaylı bilgiler edinebilirsiniz.

Surf Casting, kendine özgü takımları ve yem prezantasyonları olan bir disiplin olup en önemli elemanlarından biri de tabi ki surf kamış olarak bilinen surf casting kamışlarıdır. Sörf kamışlar, genel karakteristik olarak 3.90 – 4.50 m boy aralığındadır. Nadiren de olsa ismi içerisinde “Surfcasting” adı telaffuz edilen 4.50 m üzeri kamışlar mevcuttur, ancak esasen “Heavy Casting” olarak bilinen balık avı disiplini, yani kıyıya yakın ve derin kayalıklar civarında avlanmak için dizayn edilmiş farklı kamışlardır.

Sörf Kamışlar Hangi Bileşenlerden Oluşur?

Surf kamışların üzerinde barındırdığı bileşenler aşağıdaki listede yer alan başlıklar doğrultusunda özetlenebilir. Kamış seçiminizi yaparken bu komponentlerin detaylı açıklamalarını inceleyebilir, nasıl bir surf kamış almanız gerektiği konusunda bir fikir edinebilirsiniz.

  • Makine yatağı
  • Misina kılavuzları
  • Kılavuz porselenleri
  • Hybrid veya tubular uç

Makine Yatağı

Surf kamış makina yataklarında endüstriyel standartlar fazlasıyla yerine oturmuştur. Surf casting kamışları üzerinde en az sorun çıkarabilecek bileşenlerden biridir. Birçok farklı marka ve markasız ürünler Fuji tasarımlarını taklit etseler de Fuji endüstriyel bir standart olarak konumunu devam ettirmekte ve tercih nedeni olmaktadır.

Misina Kılavuzları

Misina kılavuzlarında da aynı şekilde Fuji bileşenler hakimiyetini devam ettirmektedir. Özellikle son yıllarda surfcasting kamışları üzerinde Fuji KW ve Fuji LC Lowrider tipi kılavuzların kullanımı son derece yaygınlaşmıştır. Her iki kılavuz tipi de, atış esnasında ip veya misinaların makineden çıkışında oluşan helezonları başarılı şekilde düzenleyerek, atışta özellikle yanal rüzgar etkisiyle oluşan dolaşma ve ana hat kopmalarını elimine etmek için dizayn edilmiştir.

KW serisinde kılavuzlar, LC Lowrider serisine göre daha geniştir. Uçta daralan kılavuzlar arasında mesafe daha fazladır. LC Lowrider serisi kılavuzlarda, ilk kılavuz terstir (reverse). Kılavuz çapı daha dar, uçtaki kılavuzlar ise eşit genişlikte ve birbirine yakındır. Bu şekliyle özellikle ince ana hat (misina ve örgü ip) kullanımında özellikle yanal rüzgar etkisi altında KW serisi kılavuzlara göre performansı daha yüksektir.

Fuji KW ve LC Lowrider Kılavuzlar Arasındaki Farklar Nelerdir?

  • KW serisi kılavuzlar daha geniştirler
  • KW serisinde uçta daralan kılavuzlar arası mesafe daha fazladır
  • LC Lowrider kılavuzlarda ilk kılavuz terstir
  • LC Lowrider kılavuzların çapı daha dardır
  • LC Lowrider eşit genişlikte uç kılavuzlara sahiptir
  • LC Lowrider kılavuzlarda uçtaki kılavuzlar birbirine daha yakındır
  • LC Lowrider performansı yanal rüzgar etkisi altında daha yüksektir.

Surf Kamışlarda Hangi Tip Kılavuz Tercih Edilmelidir?

Peki bu iki tercih arasında hangisini tercih etmeliyiz? Bu sorunun cevabı, kullandığınız ana hat kalınlığına göre değişir. Misina için; 0.30 mm’e kadar olan kalınlıkları kullanıyorsanız LC Lowrider, 0.30 mm üzerini kullanıyorsanız KW serisi kılavuzları tercih edebilirsiniz. Her iki kılavuz tipi için de, paslanmaz çelik ve titanyum tercihi mevcuttur. Titanyumdan üretilenler, oldukça hafif ve tuzlu suya fazlasıyla dayanıklıdır. Ancak yüksek fiyatları nedeniyle genellikle en üst seviye kamışlarda kullanılırlar. Alt seviye kamışlarda Fuji markalı olmayan ancak aynı tipte kılavuzlar kullanılmaktadır. Bunlar da elinizdeki bütçeye göre uygun alternatifler olabilir.

Kılavuz Porselenleri

Kılavuz porselenleri, bilindik markalarda SIC (Silicon Carbide), Alconite (Yüksek basınç altında sıkıştırılmış alüminyum oksit), Torzite (SIC ve Alconite bileşenlerinden daha sağlam, daha hafif ve sürtünme katsayısı daha düşüktür) malzemelerden üretilmektedir. Yine Fuji firmasının ürünleri bu alanda da öne çıkmaktadır.

Bütün materyallerin ortak özellikleri; sürtünme katsayılarının düşük olması ve termal iletimlerinin yüksek olması sayesinde sürtünmeden oluşan ısıyı başarılı bir şekilde dağıtarak, ana hattı ısıdan korumalarıdır. SIC ve Alconite birbirlerine yakın özellikler sergilerken, Torzite birçok açıdan daha gelişmiş özelliklere sahiptir. Oldukça hafif ve çok daha dayanıklı olup, sürtünme katsayısı çok daha fazla düşüktür. Üstelik ilginç bir şekilde diğer seramik tiplerine kıyasla esneme kabiliyeti de olduğundan, darbelere daha dayanıklıdır.

Torzite Kılavuz Porselenlerin Avantajlı Yönleri

  • Torzite malzemeden üretilmiş kılavuz porselenleri daha sağlamdır
  • Torzite kılavuz porselenleri muadillerine oranla daha hafiftir
  • Torzite kılavuz porselenlerinin sürtünme katsayısı daha düşüktür
  • Torzite kılavuz porselenleri çok daha fazla esnekliğe sahiptir
  • Torzite malzemenin ısı iletimi çok daha fazla ve çok daha hızlıdır

Hybrid ve Tubular Uçlar

Hybrid ve Tubular uç tercihi ihtiyaca göre değişkenlik gösterebilir. Eğer yüksek gramajlarda (+175 gr) daha iyi performans istiyorsanız, tubular uç daha iyi bir atış performansı sunacaktır. Ancak tubular uçlar hybrid uçların hassasiyetlerine sahip değillerdir. Hybrid uçların yüksek gramajlarda atış performansını kısmen olumsuz etkilemesinin aksine vuruş hassasiyeti ve geri tepki konusunda ciddi bir pozitif etkisi mevcuttur. Bu iki farklı uç tipinin hangisinin size daha uygun olduğunu, kendi ergonominiz belirleyecektir. Eğer ortalama ağırlıklarla avlanıyorsanız, sizin için gereken kamış tipi hybrid uca sahip olandır. Yüksek ağırlık ligindeyseniz, kullanmanız gereken kamış tipi tubular uca sahip olmalıdır.

Hybrid ve Tubular Uçlar Arasındaki Farklar

  • Tubular uçlar yüksek gramajlarda daha iyi performans sunar
  • Hybrid uçların vuruş hassasiyeti daha yüksektir
  • Hybrid uçların geri tepki üzerine pozitif etkisi vardır
  • Ortalam ağırlıklarda Hybrid uç daha iyi performans sergiler

Surf Kamışı Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Surf Kamışlar, teleskopik ve 2-3 parçalı olarak 2 ana grupta toplanabilir. Surf Casting disiplini içerisinde kullanılabilecek, en yüksek performansa sahip ve bu disiplininin ihtiyacı olan kamışlar 2 veya 3 parçalı surf kamış modelleridir. Gerektiğinde farklı modellerde “Hybrid Tip” tabir edilen, “solid” içi dolu karbon ve fiber uçlarla, vuruş hassasiyetleri üst seviyeye çıkarılabilir. Hybrid uçların vuruş reaksiyonu sayesinde, rüzgarlı havalar ve dalgalı denizlerde vuruşları seçebilmek büyük ölçüde kolaylaşırken, hibrid ucun toplanma reaksiyonu sayesinde daha başarılı şekilde balığın kendi kendini tasmalama efekti elde edilir.

Atış performansı ve uzun mesafelerde vuruş hassasiyeti gibi ihtiyaçları karşılayabilecek yegâne tercih olan iki ve üç parçadan oluşan surf kamışlar, teleskopik kamışlara göre çok daha üstündürler. Bu sebeple teleskopik sörf kamış modellerinin büyük bir çoğunluğu, surf casting disiplinine has uygulamalarda bazı dezavantajlara sahip olmaları sebebiyle doğru malzeme tanımının içerisinde yer almazlar. Teleskopik surf kamışlarının olumsuz yönlerini ve parçalı kamışların avantajlı yanlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

Teleskopik Surf Kamışların Dezavantajları Nelerdir?

  • Çok parçalı yapıları nedeniyle çok kısa sürede aşınma ve atış performanslarının düşmesi
  • Çoklu teleskopik yapıları nedeniyle, gövde malzemesi haricinde yüksek vuruş hassasiyetine sahip uç yapılarının kullanılamaması
  • Çok parçalı teleskopik yapıdaki gövdelerinin, kumluk meralarda, rüzgar etkisiyle içerisine kum alması ve açılıp kapatılırken kumun gövdeye ciddi şekilde hasar vermesi
  • Çok parçalı yapıları nedeniyle atış performanslarının sınırlı olması
  • Kısa parça boyları yüzünden kılavuz bacaklarının parça aksiyonlarını sınırlaması
  • Atış performans aralığı yukarı yönlü arttıkça vuruş sağırlığının ortaya çıkması
  • Fiyat/Performans oranlarının parçalı kamışlara oranla çok düşük olması

Parçalı Surf Kamışların Avantajlı Yönleri Nelerdir?

İki ve üç parçalı kamışlar, teleskopik kamışların negatif özelliklerinden hiçbirini barındırmazlar. Yüksek modül karbon malzeme, bu kamışlarda daha yüksek “et kalınlığı” ile kullanılabilmektedir. Az parçalı oluşları ve yeni geliştirilen bağlantı noktası teknikleriyle, parçalı surf kamışların hissedilebilir atış bütünlükleri oldukça yüksektir.

  • Parçalı kamışlar daha uzun süreli dayanıklılık sağlar
  • Parçalı kamışların çok yüksek atış performansı vardır
  • Parçalı kamışlar yüksek vuruş hassasiyetine sahiptir
  • Parçalı kamışların tasmalaması daha başarılıdır
  • Parçalı kamışların fiyat / performans oranı çok daha iyidir.
Kategori İçin Resim Dürbün Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Dürbün Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Yorumlar(8)

Doğru dürbün seçimi, av için dürbün seçimi, tüfeklerde optik dürbün seçimi gibi konular hakkında tavsiyelerde bulunmadan önce bazık teknik bilgiler ve temel kavramlar hakkında bilgi vermemiz gerekir. Bu bilgilerin ardından hangi amaçla olursa olsun bir dürbün alırken nelere dikkat etmemiz gerektiği hakkındaki açıklamalara geçebiliriz.

Dürbünlerde Büyütme Faktörü

Temel işlevi gözle görülmesi zor, uzak objeleri yakınlaştırmak olan bir alet için, büyütme faktörü elbette ki en temel optik özelliklerin başında gelmektedir. Dürbün konusuna ilgi duyan amatörlerin ilk karşılaşacağı kavram, dürbün modelleri üzerinde yer alan 8×40, 7×50 şeklindeki ibarelerdir. Bir de zoom yapma özelliğine sahip dürbünler vardır 8-24 x 50 – 12-60 x 70.

Dürbün dünyasında sıklıkla karşımıza çıkacak olan bu ifade, iki önemli parametreyi ifade eder: ilk rakam büyütme gücünü, ikinci rakam ise objektif açıklığını belirtmek için kullanılır. Örneğin 7×50 bir dürbün, 7 kat büyütme gücüne, 50mm objektif açıklığına sahiptir. Zoom dürbünlerde ise 12-60 x 70 ,12 kat büyütmeden 60 kat büyütmeye kadar zoom yapma olanağı vardır. Bu da 12/60 kat yaklaştırmada 1000 m./83 m.-1000 m./16 m olacaktır. 20 kat ve üstü yaklaştıran dürbünlerde ayak kullanılması tavsiye edilir.

Büyütme gücü arttıkça ya da açıklık azaldıkça parlaklık düşer. Bundan dolayı yüksek büyütme faktörüne sahip dürbünler, karanlık cisimleri göstermekte zorlanabilirler. Bu nedenledir ki; amatör astronomlar dürbünde yüksek büyütmeden ziyade ışık toplama gücüne önem verirler.

Büyütme gücü ve görüntü netliği açısından tatmin edici bir sonuç sağladığı için 7×30 günışığında en çok kullanılan dürbün tipidir. Gece kullanımı içinse, aynı tip dürbünün 50mm açıklığa sahip modelleri tercih edilebilir.

Avcılık açısından en randımanlı dürbünler, marka ve mercek kalitesi iyi olmaları şartıyla, 7×50, 8×56, 9×63 gücündeki dürbünlerdir. Ancak 7×50.nin haricindeki diğer güçleri bulmak hayli zordur. Sadece özel firmalar bu güçteki dürbünleri yapmaktadırlar. Silahlı kuvvetlerde kullanılan el dürbünleri genelde 7x50mm dürbünlerdir.

Dürbünler İle İlgili Temel Kavramlar

Büyütme faktörü ve ışık toplama gücünün yanı sıra, belli bazı özellikler, piyasada satılan çok çeşitli marka ve modeller arasında fark yaratmakta, bazı özelliklerin eksikliği yahut yetersizliği cihazın kalitesini ortaya koymaktadır. Alışverişimizde dikkate almamız gereken kriterleri değerlendirmeden önce, bu özellikleri kavramamıza yardımcı olacak özel terimlerin kısaca üzerinden gidelim.

Kaplama Malzemesi

Kaplama, optik araçlarda görüntü kalitesini artırmak amacıyla uygulanan bir işlemdir. Prizmaların, merceklerin üzerinde ince nesnelerin buharlaştırılması yoluyla gerçekleştirilir. Kaplama sayesinde ışık kayıplarının önüne geçilir, görüntü netleştirilir. Uygun ve kaliteli kaplama, çoğu optik cihazda olduğu gibi dürbünlerde de kaliteyi belirleyen önemli unsurlardandır.

Odaklama

Fotoğraf makinesi, teleskop gibi cihazlarda da karşımıza çıkan odaklama kavramı, dürbünler için de önemli ayarlardan biridir. Çevrilebilir bir ayar düğmesi ile mercek uzaklıkları ayarlanarak bakılan nokta için olası en net görüntü elde edilir.

Merkezi Odaklama Ayarı

İkili bir dürbünde merkezi odaklama ayar aparatı, her iki parçanın netliğini tek hareketle, aynı anda ayarlamak için kullanılır. İki göz için netlik ayarının, ayrı parçalarla yapıldığı modeller mevcuttur.

Çıkış Deliği

Çıkış deliği, objektif lensin çapının büyütme katsayısına oranlanarak bölünmesiyle ulaşılan optik bir değerdir. Büyük çıkış deliği, düşük ışık koşullarında parlaklık avantajı sağlarken, esas dikkat edilmesi gereken konu çıkış deliğinin göz merceği ebadına tam uygunluk göstermesidir. Bu uyum, insandan insana farklılık gösterebilirken, günümüzde dürbün çıkış deliği boyutları 3-7 mm arasında değişmektedir.

Görüş Alanı

Görüş alanı, belli bir noktaya netlenmiş dürbünümüzün, netlik noktası çevresinde net görebildiği alanın tümünü işaret eden bir ölçüdür. Dürbün görüş açısı arttıkça, görüş alanı genişler. Hızlı hareket eden objeleri gözlemlerken geniş görüş alanına sahip dürbünler kullanılmalıdır.

Dioptrik Düzeltme

Dioptrik düzeltme, çeşitli göz kusurlarına sahip kullanıcıların, dürbünde kendilerine özel netlik ayarı yapabilmelerine olanak tanıyan bir araçtır.

Objektif

Dürbünün baş tarafında bulunan ve farklı cam kombinasyonlarından oluşan büyük lenslerdir.

Çözümleme Gücü

Elektronik optik cihazların, gözlemlenen objeyi nokta nokta (piksel) tekrar oluşturarak net bir şekilde gösterebilme yeteneğidir.

Dürbün Satın Alırken Dikkat Edilecek Hususlar

Temel kavramlar ve teknik açıklamaların akabinde, dürbün seçerken dikkat etmeniz gereken bazı hususları pratik bir liste olarak sunmayı uygun bulduk. Dürbün alışverişinde, cihazınızı seçerken yapmanız gereken kontrolleri, aşağıda okuyabilirsiniz:

  • Dürbünlerde Mekanik Kontrol:

Dürbünü elinize alın, işçilik ve malzeme kalitesi yönünden inceleyin. İkinci aşamada, dürbünü iki ucundan tutun ve yavaşça çevirin. Herhangi bir takırtı sesi gelmediğinden, birleşme noktalarının dayanıklı ve pürüzsüz olduğundan emin olun.

  • Dürbünlerde Odaklanma Kontrolü:

Dürbün göz yuvalarını teker teker ve beraberce hareket ettirin. Her iki gözünüz için de odaklama kontrolü yaptığınızdan emin olun.

  • Dürbünlerde Kaplama Kontrolü:

Dürbünün ışığa tutarak cam yüzeyde kaplama hatası ve leke olup olmadığını kontrol edin. Objektif lensinin önünden ve arkasından yansıyan ışığın “yukarından” ve “arkadan” oluşuna dikkat edin. Lens, yansıtmayan bir tabaka ile kaplanmış ise yansımalar mavi, pembe, yeşil tonlarında olacaktır. Aksi durumda, beyaz bir yansıma ile karşılaşırsınız.

  • Dürbünün Göze Uygunluğu:

Göz gövdesinin gözünüze uygunluğunu kontrol edin.

  • Çift Görüntü Kontrolü:

İki gözünüzle dürbünle tek noktaya bakın. Çift görüntü görüyorsanız veya göz yorgunluğu hissediyorsanız, dürbün ayarsızdır. Ayarı tamamladıktan sonra seçtiğiniz bir cisme bakarken, dürbünü gözünüzden birkaç cm uzaklaştırın. Dikkat etmeniz gereken, bu durumda oluşan görüntünün kesinlikle çift olmamasıdır.

En iyi dürbün teknolojisi her zaman silahlı kuvvetler tarafından geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Soğuk savaşın sona ermesiyle en iyi dürbün teknolojilerinin birçoğu sürekli düşen fiyatlarla piyasalarda bulunabilir olmuşlardır. Yüksek güçlendiricili silah dürbünleri ve mikro dürbünler, zamanında silahlı kuvvetlerin ve haber alma örgütlerinin temelini oluşturmuşken, günümüz itibariyle herkes tarafından satın alınabilir hale gelmiştir.

Daha iyi dürbünler daha düşük fiyatlarla piyasaya düştükçe, profesyonel doğa sporları ivmesinin arkasındaki optik teknolojiyi anlamanız ve düşük teknolojili optik cihazların farkını ayırt edebilmeniz önemlilik kazanmaktadır. Yani artık her türlü gelişmiş teknolojiye ait dürbünlerin alınabilir olduğu piyasalarda iyi ve kötüyü ayırt edebilme durumu kaçınılmaz olmuştur.

3-in-1 montun tüm katmanları

3 in 1 Mont Ne Demektir ve Özellikleri Nelerdir?
Yorumlar(0)

4 mevsim boyunca kullanılabilen bir outdoor mont düşünün; değişken hava koşullarına uyum sağlayıp ilkbahar, yaz, kış ve sonbaharda giyilebilsin. 3 in 1 mont modelleri tam da bunu yapabilmek için 2 farklı giysiyi tek bir giyside birleştirir. Peki ama nasıl? 3 in 1 montlar tüm hava şartlarına nasıl uyum sağlar veya 3-in-1 ne demek gibi soruların cevaplarını da öğrenebileceğiniz bu yazımızda aşağıdaki başlıklar eşliğinde 3 in 1 montlar hakkında tüm merak edilenler detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

3-in-1 Mont Nedir?

3 in 1 montlar adını 3 farklı şekilde giyilebilmelerinden alır. Çünkü bu türdeki montları dilerseniz yağmurluk, dilerseniz polar ya da isterseniz dışta yağmurluk içte polar olmak üzere her ikisini bir fermuarla birleştirip mont olarak giyebilirsiniz. 3-in-1 Montların dış katmanları su geçirmez yağmurluk olarak üretilir, iç katmanları ise genellikle polar kumaştan üretilir ancak softshell veya kaz tüyü olan modelleri de mevcuttur ve gerektiğinde daha soğuk havalarda orta katman olarak da giyilebilirler.

3 in 1 Montlar Hangi 3 Farklı Amaçla Kullanılır?

  • Yağmurluk
  • Polar (Softshell ya da Kaz Tüyü De Olabilir)
  • Mont (Ya da Kaban)

Bir 3 in 1 mont, su geçirmez bir dış katman ve polar, softshell, kaz tüyü ya da yalıtımlı bir iç katmandan oluşur. İç katman, yaygın olarak bir fermuarla dış katmanın içine tutturularak soğuk kış aylarında sıcak tutan bir mont olarak giyilmek için kullanılabilir. Daha ılık hava durumlarında ise bu iki katman ayrılarak ayrı ayrı giyilebilir, yağmurlu sıcak havalarda yağmurluk ve serin bahar aylarında polar olarak kullanılabilir.

3-in-1 Montların Avantajları Nelerdir?

  • Ekonomiktir, bütçenize katkı sağlar.
  • Birden fazla şekilde giyilebilir
  • 2 ayrı mont olarak kullanılabilir

Eğer bir 3 in 1 mont alırsanız 1 taşla 3 kuş vurmuş olursunuz. Evet, 2 değil tam 3 kuş! Klasik mont ya da kabanların aksine 3-in-1 montlar birden farklı şekilde kullanılıp, arzu edilirse 2 ayrı mont olarak giyilebilir. Tüm bu avantajlara ilaveten bu tür montlar ayrıca ekonomiktir de. 3 ayrı monta vereceğiniz paranın yarısına bir 3 in 1 Mont satın alarak hem yağmurluk, hem polar hem de bir mont sahibi olursunuz.

3 in 1 Montlar Hangi Katmanlardan Oluşur?

Bir bütün halinde kullanıldığında 3 in 1 olarak adlandırılan bu giysi türü, esasen dış ve iç katman olarak adlandırılan 2 farklı katmandan oluşur. Bu katmanların hangi özelliklere sahip olması gerektiği ve hangi amaçlarla kullanılabilecekleri aşağıda detaylı olarak anlatılmıştır.

Su Geçirmez Dış Katman

3 in 1 montların dış katmanı su geçirmez ve nefes alabilir sentetik kumaştan üretilmiş olmalıdır. Ayrıca dış katmanın su itici özellikte olması, yani yağmur ve su damlalarının üzerinden kayıp akabilmesi gerekmektedir. Bu katmanın esas işlevi yağmur geçirmemektir, hatta sağanak yağmurda bile sizi kuru tutmalıdır.

Ancak dış katmanın sadece su geçirmez olması bu işlevi yerine getirebiliyor olması demek değildir. Eğer dış katman nefes almayan bir kumaştan üretilmiş ise vücut sıcaklığıyla oluşan nem ve ter dışarı atılamayacaktır. Böylece terleme yapan dış katman ıslaklığı içeride tutacak ve hem ıslanmanıza hem de bu ıslaklık yüzünden üşümenize sebep olacaktır. Sonuç olarak iyi bir dış katman, su geçirmezlik ile nefes alabilir olmanın dengeli bir kombinasyonuna sahip olmalıdır.

Isı Yalıtımlı İç Katman

Tek başına bir mont olarak da giyilebilen iç katman, ısı yalıtımlı bir kumaştan dikilmiş olmalıdır. Bu katmanın asıl görevi dış katman ile birlikte giyildiğinde açık hava ile vücut arasında bir yalıtım sağlamaktır. Ayrıca tüm outdoor kıyafetlerde aranan bir nitelik olan nefes alabilirlik, bu katman için de olması beklenen bir özelliktir.

Genellikle polar kumaştan üretilen iç katmanların, kaz tüyü, sentetik kaz tüyü ve polyester dolgulu çeşitleri de mevcuttur. Nadiren de olsa rüzgar işlemeyen softshell kumaştan üretilmiş iç katmanlar bulunmaktadır. Asıl işlev olan sıcak tutma görevi başarı ile yerine getirilebiliyorsa bu seçeneklerden herhangi biri kişisel zevklere göre tercih edilebilir.

3 in 1 Montların Temel Özellikleri

3 in 1 montların olmazsa olmaz özellikleri su geçirmezlik, nefes alabilirlik ve ısı yalıtımıdır.

3 in 1 Montlarda Su Geçirmezlik

Esasen bir yağmurluk olan 3-in-1 mont dış katmanı, kendinden beklenileceği gibi her şartta su ve yağmur geçirmezliği garanti ediyor olmalıdır. Dış katmanlarda su geçirmezlik ya bir kaplama ya da membran ile sağlanır. Su geçirmez kaplama ile üretilmiş modeller ancak temel işlevi olan su geçirmezlik özelliğini daha çabuk kaybedecektir. Membranlar ise hem daha dayanıklı hem de nefes alabilir özelliktedirler.

Su geçirmezlik tipleri markadan markaya değişkenlik göstermekle birlikte yaygın olarak Gore-Tex ve eVent markalı membranlar kullanıla gelmiştir. Ancak bazı firmalar kendi su geçirmez membran teknolojilerini de kullanmaktadırlar. Örneğin The North Face DryVent (Eski adıyla Hyvent), Jack Wolfskin Texapore ve North Camper ise Nortex adlı membranlara sahip kıyafetler üretmektedirler.

İster kaplama ister membran olsun montunuzdaki su geçirmezlik zamanla aşınmaya ya da daha az etkili olmaya başlayacaktır. Bu sebeple dış katmanı yeniden su geçirmez kılmanız kuru kalmanız açısında oldukça önemlidir. Tüm kıyafet ve ekipmanlarınıza Su Geçirmezlik Spreyi uygulayarak bunu yapabilirsiniz.

3 in 1 Montlarda Nefes Alabilirlik

Kıyafetiniz su geçirmezliği sağlarken aynı zamanda nefes alabilir de olmalıdır. Eğer 3 in 1 montunuzun dış katmanı nefes alabilir özellikte değilse daha çok terler ve yeterince buharlaşamayan kendi terinizle ıslanırsınız.

Nefes alabilirlik, kumaşın derinlerinde gizlidir ve esasen basit bir fizik kuralı ile sağlanmaktadır. En kaliteli su geçirmezlik membranları gözle görülmeyen mikroskobik gözeneklere sahiptir. Bu gözenekler su zerrelerinin katmanın altına geçmesini engelleyecek kadar küçük ancak nemin dışarı atılmasını sağlayacak kadar büyüktür.

3 in 1 Montlarda Isı Yalıtımı

3-in-1 montlarda ısı yalıtımı iç katman vasıtasıyla sağlanır. Ekseriyetle polar kumaştan üretilen iç katmanlar bu görevi başarıyla yerine getirir. Ancak tek başına kullanıldıklarında su veya rüzgar geçirmezlik açısından yetersiz kalacakları için softshell kumaşlı, doğal ya da sentetik kaz tüyü dolgulu iç katman çeşitleri de mevcuttur.

Softshell kumaşlı iç katman modelleri ısı yalıtımı yanında su ve rüzgar geçirmeme özelliklerini de barındırdığı için oldukça işlevsel olup başlı başına esaslı bir mont olarak giyilebilir. Bunun yanında eğer daha sıcak tutan bir iç katman arzu edilirse iç katmanı kaz tüyü dolgulu olan 3 in 1 mont modelleri tercih edilmelidir.

3 in 1 Montların Sahip Olması Gereken Diğer Özellikler

Bantlı Dikişler

Bir kıyafetin tamamen su geçirmez olabilmesi için dikişlerinin de suya karşı dirençli olması gereklidir. Bu sebeple 3 in 1 mont dış katmanlarında tüm dikişler su geçirmez bantla yalıtılmıştır. Bantlanmış dikişler bir mont için o kadar önemlidir ki kullanılan kumaş ve membran ne kadar su geçirmez olursa olsun eğer dikişler bantlı değilse montunuz sağanak yağmurda su almaya başlayacaktır.

Kapüşon

Kar, yağmur ve rüzgar benzeri hava olaylarına karşı tam bir koruma sağlamak için kapüşon olmazsa olmaz bir özelliktir. Çıkartılabilir olması tercih sebebi olmakla birlikte 3 in 1 montunuzun dış katmanı mutlaka kapüşonlu olmalıdır. Kapüşonlarda olması gereken diğer bir nitelik de lastikli ipler yardımıyla dikey ve yatay yöndeki genişliklerinin ayarlanabilir olmasıdır.

Su Geçirmez Farmuarlar

Dikişlerde olduğu gibi dış katman fermuarlarının da su geçirmez olması gerekmektedir. İster ana fermuarda olsun ister ceplerde kullanılsın tüm fermuarların su geçirmez bantlı olması gerekmektedir.