Karavan Hayatı ve Karavancılık

karavan hayatı

Karavan; sahip olan herkes için vazgeçemeyeceği büyük bir tutku. Henüz sahip olamayanlar için de büyük ve tatlı bir hayal. Doğa ile iç içe olmayı seven birçok kişinin hayallerini süsleyen karavanın avantajları saymakla bitmez. Konfor, güvenlik, tanıdığı seyahat özgürlüğü vesaire hepimizin karavan hayali kurmamızdaki etkenlerden sadece birkaçı…

Karavan seyahatleri ve karavanla kamp gün geçtikçe daha fazla ilgi çekiyor ve bu hayata atılanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Tatilinizi tek bir konum ve o konumun çevresinde geçirmek yerine, insanlar karavanlarına atlayıp uzun geziler yapmayı tercih ediyor. Böylece daha uygun maliyetlerle daha çok yer gezip görme fırsatı yakalıyorlar. Yaşadıkları anıları, biriktirdikleri anıları dinledikçe bizler de ister istemez bunun hayalini kurarken buluyoruz kendimizi.

karavan hayatı

Neden Karavan Hayatı?

Peki, karavan alıp yola koyulma kararı nasıl alınıyor? Bu özgürlüğün tadını çıkarabilmek için neler yapmamız gerekiyor? Karavan seyahatlerinin zor yönleri neler? Karavan ve karavan hayatı konusunda merak edilen her şeyi sizler için sorduk. Uzun yıllar karavanı ile seyahat eden Ahmet Ahretlik ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Bakalım Ahmet Bey’in macerası nasıl başlamış, nasıl devam ediyor?

Merhaba Ahmet Bey bize kendinizden bahseder misiniz? Karavan hayatına atılma hikayenizi biz ve okuyucularımız oldukça merak ediyoruz.

Merhaba. İsmim Ahmet Ahretlik, 55 yaşındayım ve emekliyim. Uzun yıllar motosiklete bindim. Motosiklet kullandığım bu yıllar içinde uzun gezilerimde çadır ile kamp yaptım. Çadır ile kamp yapmanın kendine has şartları var. Çadır kampının keyfi bambaşka elbette ama; bir süre sonra, yaşımın da ilerlemesiyle birlikte daha konforlu ve uzun süreli kamp yapma seçenekleri arayışına girdim. Bu arayışım ve süreç içerisinde karavan ve karavancılık çok uygun bir seçenek gibi gözüktü. 

Hayatınızı karavan hayatından önce ve sonra olarak ikiye ayırsanız, bu iki bölüm arasındaki farklar neler?

(Gülümsüyor) Elbette, doğa ile iç içe olmak her zaman insana kendini iyi hissettirir. Temiz hava, erken kalkmak, yürüyüş ve spor yapmak, iyi beslenmek ve güzel uyumak insanı daha yavaş yaşlandırıyor. Formumu doğal yaşama borçluyum diyebilirim. Hayatımın bu iki dönemi arasındaki farka gelirsem; tabi ki sert ve zorlu hava koşulları, motorla her yerde kamp yapamıyor olmam benim için büyük zorluklardı.  Ama karavan hayatına geçtiğimden beri bu zorlukları yaşamıyorum. Aracımı, uygun olan her yerde durdurabilmem benim için büyük bir özgürlük. Karavan beni hava ve doğa koşullarından koruyor. Dilediğim yerde dilediğim süre kamp yapabilme gibi bir lükse sahibim. Kamp yapma süremin ve kamp kalitemin arttığını söyleyebilirim. Bulunduğum yerde daha çok vakit geçirebildiğim gibi, dilediğim an başka bir yere gidip, seyahat edebilme fırsatına da sahibim. Kısacası özgürlüğümün ve doğada olmaktan aldığım keyfin arttığını söyleyebilirim.

türkiyede karavan hayatı

Karavan hayali kuran insanlar nerden başlamalı? Sizin için bir anda eyleme dönüşebilen bir karar mıydı, nasıl bir süreç yaşadınız?

Hayır, tabi ki bu bir anda eyleme dönüşmedi. Bugün düşünüp, yarın gidip karavan alınan bir süreç değildi. Karavan ve karavancılık hayatını uzun yıllar boyunca takip ettim. Uzun süre eksilerini ve artılarını düşündüm ve araştırdım. Böyle bir şey yapacağıma zaten karar vermiştim.  Sadece araç seçimi, hangi şartlardaki karavanın bana uygun olacağı ile ilgili endişelerim vardı. En son aşamada ise, bir çok karavanın teknik ve teknolojik özelliklerini araştırarak kendime uygun bir karavan almaya karar verdim.  Adaptasyon dönemiyle ilgili sorun yaşamadım. Aracın bana uygun olması ve konforlu hale getirmek için birçok eksiğini gidermekle uğraştım. Örneğin; motosiklet taşıma aparatı eklemek, anten ve enerji sorunları çözme,  ısınma, iç mekanın daha da iyi kullanılabilir olması gibi… Bu sorunları bir ay içinde çözdüm. Daha sonrasında çıkabilecek sorunları ve karavan hayatını öğrenip deneyimlerimi arttırmak için kendimi karavanımla birlikte yollara attım.

Nasıl bir karavana sahipsiniz? Karavanınızın iç ve dış dizaynını yaparken nelere dikkat ettiniz?

97 model, önden çekişli, kabaca 20 metreküplük “alkovenli” diye adlandırılan bir araca sahibim. İki kişinin rahat yolculuk yapabileceği ama dört kişilik yatağı olan bir karavandır benimkisi. Ayrıca karavanımın içinde, mutfak, banyo ve tuvalet var. 110 litre buzdolabına sahibim, otomatik çanak antenim, televizyonum var, mazotlu bir ısıtma sistemim mevcut. Birçok karavanda olduğu gibi güneş enerjisinden faydalanarak elektrik sorununa çözüm buluyorum. Karavanın dış tasarımı ile ilgili pek bir değişiklik yapmadım, orijinal haline sadık kaldım. Önemli olan iç mekandaki zaruri değişiklikler ve kendi keyfime göre yapacağım eklentilerdi. Bu yüzden değişiklikleri daha çok iç mekanda yaptım.

karavan içi

Peki, Ahmet Bey, karavan yolculuklarınızda nasıl zaman geçiriyorsunuz? Özetle; karavan hayatınızda bir gün nasıl geçiyor?

Aslında yaptığım aktiviteler, karavanın bulunduğu konuma ve hava şartlarına göre değişiyor. Tek başıma bir yolculuk yapıyorsam günlük yürüyüşlerden, bisiklete binmekten, daha uzak mesafeleri keşfetmek için motosikletim ile dolaşmaktan oldukça keyif alıyorum. Günlük alışverişler, temizlik, bunlar çok zaman almıyor çünkü yaşadığım alan, bir eve oranla çok daha küçük. Ve bu durum kendime ayırdığım kaliteli vaktin artmasına sebep oluyor. Doğayla ve kendimle daha çok vakit geçirebiliyorum. Hava durumu uygunsa ve deniz kenarında bir yerde isem denize giriyorum, ormanlık bir yerde isem kitap okuyorum vesaire. Arkadaşlarımla ya da diğer karavancılarla beraber katıldığım yolculuklarda ise; aynı aktivitelerden zevk alan insanlarla beraber olmak, sohbet etmek, uzun doğa yürüyüşleri yapmak ve bisiklete atlayıp beraber yeni yerleri keşfetmek gibi aktiviteler oldukça eğlenceli oluyor.

Dolu dolu geçen karavan seyahatleri ya da kamplarınızda yaşadığınız en şaşırtıcı, en farklı olayı sorsak, aklınıza ilk gelen anı ne olurdu? Anlatır mısınız?

Unutmadığım birçok anım var tabi ki ama aklıma ilk gelen anı; hem korktuğum hem de hatırladıkça çok güldüğüm bir andı. Karavancılık hayatımın sanırım 3. ya da 4. senesiydi. Rüzgarlı bir akşamdı, saati tam hatırlamıyorum ama her taraf zifiri karanlıktı. Köyceğiz Gölünü, 30-40 metre tepeden gören bir arazide gece konaklaması yapmak için durdum. Arazinin bir tarafı uçurum ve keskin eğilimliydi. Zemin toprak araziydi. Dışarıda fırtına ve yağmur vardı. Karşı tarafta Köyceğiz ışıl ışıldı ve bu ışıltı göle yansıyordu. Sesiz ve ıssız bu yerde, kendime bir kahve hazırlayıp, bu güzel gece manzarasına karşı, pencerenin karşısına oturdum. Dalgınlık içinde Köyceğiz Gölüne vuran ışıkları seyrederken, birden 5-6 saniyelik bir karanlık oldu. Tabi ben, göle yansıyan ışıkları göremeyince, kavranın uçurumdan aşağı kaydığı düşüncesi ile büyük bir korkuyla ayağa fırladım. Göle yansıyan ışıkları tekrar görünce büyük rahatlamayla büyük bir kahkaha atmıştım. Bu anımı hiç unutmam.

kamp ve karavan

Yaşadığınız olayda keyif, huzur, korku, adrenalin her şey mevcut. Peki, karavanda yaşamanın en güzel ve en zor yönleri nelerdir? Özendiğimiz kadar zor mu, hiç zor bir yanı yok mu?

Karavanda yaşamanın en güzel yönü, -belki de karavancı olmak için en iyi sebeplerden biri-  istediğin yerde, istediğin ağacın altında, istediğin deniz kıyısında kısacısı manzarasını ve koşullarını senin belirlediğin yerde güne uyanmak ve günaydın demek. İstediğin yere gidiyor olabilmek. İstediğin yerde duruyor olabilmek. Sesizlik istiyorsan sessizliği, macera arıyorsan macerayı bulabilme imkanı. Doğayla bir bütün olup huzurla dolma lüksüne sahip olmak en güzel yönlerinden biri. Komşunu kendin seçme özgürlüğünün olması da çok önemlidir ve güzel bir sebeptir. Güzel ve eğlenceli deneyimler yaşayabiliyorsun.  Karavancılığın kötü taraflarını mı sordunuz? O kadar az ki... İlk aklıma gelen; evinizin lastiği patlamıyorken karavanınızın lastiği patlayabiliyor. Bu da size sadece birkaç saatlik bir sıkıntı yaratıyor. Hem bu tarz problemler; evinizdeyken de yaşanabilir. Camınız kırılabilir, anahtarınızı kaybetmiş olabilirsiniz vs vs.  Bana göre karavanda yaşamanın öyle çok büyük bir kötü yönü yok.

deniz kenarında karavan

Son olarak;  karavan hayatına hevesli olup henüz hayallerini hayata geçirememiş okurlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Karavan bir yaşam stilidir. Maalesef ülkemizde karavancılık kültürü henüz tam olarak oturmuş değil. Buna bağlı olarak karavan ve alakalı sektörlerin de pek geliştiğini söyleyemem. Bu yüzden iyi düşünüp karar vermelerinde fayda var. Bu konuda uzun ve nitelikli bir araştırma sürecine girmelerini tavsiye ederim. Bu önemlidir çünkü karavanı hangi mevsimde, yılın kaç günü kullanacakları, kaç kişilik bir karavan düşledikleri, gitmek istedikleri yerler gibi birçok değişken karavan alma ya da yaptırma sürecinde karar vermelerine yardımcı olacaktır. Karavan hayatının nasıl bir şey olduğunu deneyimlemek için çeşitli karavan kamplarına katılmaları ya da tanıdıklarının karavanlarında en az bir hafta zaman geçirmeleri faydalı olacaktır. Böylece hem bu hayatı deneyimleyip hem de kendi karavanlarında bulmak isteyecekleri konfora, bunun için gerekli ekipmanlara sağlıklı karar verebilirler. Hemen karar vermek yerine biraz araştırma ve karşılaştırma yapmak, bu hayatın içindeki insanların tecrübelerinden faydalanmak karar verme sürecini kolaylaştıracaktır.

Sorularımıza verdiğiniz içten yanıtlar için çok teşekkür ederiz Ahmet Bey, tekrar görüşmek dileğiyle… Kamp karavan maceranız ve huzurunuz bol olsun.

Yorum Bırak
Yorumlar
2.10.2019 21:57
bir karavan tutkunu olarak kamp malzemelerimi aldığım yerin karavancılık ile ilgili bir yazı paylaşmasına çok sevindim.